Tatlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tatlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Eylül 2012 Cumartesi

Revani

Bu revani tarifini Tuğrul Şavkay' ın kitabından almıştım. Vermiş olduğu reçeteleri uygularken onu rahmetle anıyorum. Tuğrul Bey' in reçetelerinden sırada bekleyen o kadar çok tatlı var ki! Kimi zaman hangisine öncelik vereceğimi şaşırıyorum. Revani tatlısı özene bezene verilmiş bir reçete. Önceden denendiği apaçık, yanıltmayan ölçüleri var. Ben yumurta miktarını ve artmasını istemediğim şerbet ölçüsünü azaltarak uyguladım. Tatlıcı revanisi kadar güzel olduğunu söyleyebilirim.
MALZEMELER:
200 gram un
100 gram şeker
60 gram irmik
6 adet yumurta
150 gram tereyağı (eritilip soğutulmuş)
10 gram kabartma tozu
5 gram vanilya şekeri
Şurubu:
600 gram şeker
600 gram su
1 çay kaşığı limon suyu
YAPILIŞI:
1- Şerbet soğuk tatlı sıcak olacağından, önce şerbeti pişirmemiz gerekiyor. Şeker ve suyu çelik bir tencereye koyup çırpacakla karıştıralım. Tencereyi ateşe alıp karıştırmaya devam edelim. Kaynayınca köpüğünü alalım ve ateşi kısalım. Şerbeti on beş dakika daha kaynatalım. Sonra limon suyunu ekleyelim. Bir kez daha karıştırıp ateşten alalım.
2- Şerbet soğuduktan sonra kekini hazırlamaya başlayabiliriz. Yumurtaları cam bir kapta beş dakika çırpalım. Uzun süre çırpılan yumurta tatlıda yumurta kokusu bırakmıyor. Şekeri ekleyerek beş dakika daha çırpalım.
3- Ilık tereyağı, un, irmik ve kabartma tozunu yumurtalı karışıma ekleyelim. En son vanilyayı ekleyip hamuru borcama dökelim.
4- 175 derecede önceden ısıtılmış fırında 35-40 dakika pişirelim. Revaniyi fırından çıkarınca bıçakla dilimleyip soğuk şerbeti dökelim. Tatlımızın soğumasını bekleyerek servis yapalım.
5- Bu revaniyi ikinci kez pişirdiğimde sadece bir çorba kaşığı toz şeker ekleyerek yaptım. İnanın çok güzel oldu. Hem şeker oranı epeyce azaldı, hem de daha hafif bir revani oldu. Her ikisini de deneyebilirsiniz.
Teşekkürler Tuğrul Şavkay. Nur içinde yat.

26 Temmuz 2012 Perşembe

Nişasta Helvası


İki yıl Ankara yazı yaşadıktan sonra... İzmir öyle sıcak ve bunaltıcı ki!"Hiç çekilmiyor"dediğimde hemşolarım kızıyor bana. Ama canımdan can çekiliyor sanki. Bu sıcağı yaşamak anlamsız geliyor. Parmağımı kıpardattığımda ter boşalıyor. Mutfaktaki  durumları hiç anlatmayayım... Buna karşın mutfak bir tutku. Denemek, öğrenmek, yanılmak vazgeçilmez şeyler.
Bu gün çocukluğumda anneannemin yaptığı, annemin bile zar zor hatırladığı bir tatlı denedim. Üstelik çok başarılı oldu. Annemin deyişine göre rengi kahverengiye yakın oluyormuş. Şeker yerine pekmez kullanılmış olabilir diye düşünüyorum. Bir kez de pekmezle deneyeceğim.
"PESUDE" tatlısı diye de geçiyormuş. Ama hangi yöreye ait olduğunu bulamadım. Bu isim sadece kulaktan duyma. İnternetten çok araştırdım. Gerçeğe yakın bir açıklama bulamadım. Anneannem Bulgaristan göçmeni olduğu için göçmen tatlısı olabilir diye düşünüyorum.
Ben gramsız reçete vermiyordum. Ama mutfak aletlerim burada değil. Misafir umduğunu değil, bulduğunu yermiş. Ben de anneciğimin mutfağında işime yarar ne varsa kullanıyorum. Affınıza sığınarak bardakla reçete veriyorum. Belki denemek istersiniz. Afiyet olsun.
MALZEMELER
1 su bardağı buğday nişastası
2 su bardağı süt
1,5 su bardağı toz şeker
1kaşık vanilya şekeri
2 çorba kaşığı gül suyu
150 gram tereyağı
YAPILIŞI
1- Tereyağını karnıyarık tenceresi gibi bir tencerede eritelim.
2- Buğday nişastası, soğuk süt, tozşeker, vanilya ve gülsuyunu bir kapta iyice karıştıralım.
3- Isınmış tereyağı bulunan tencereye dökerek orta ateşte tahta kaşıkla sürekli karıştıralım. Kaynamaya yakın ateşi kısalım.
Yaklaşık 20 dakika sürekli karıştıralım.


17 Şubat 2011 Perşembe

Fırında Muz Kızartma


Bu tarif de yaklaşık üç aydır yapılacaklar listesinde beklemekteydi. Başlık olarak "Muz Kızartma" yazılmıştı. Tarifin sonunda "yağda veya fırında kızartılabilir" notunu görünce fırında pişirmeye karar verdim. Reçeteyi verenin bu açıklamayı yapması, yani "veya" sözcüğünü yazması bana göre her iki pişirme yöntemini de denemiş olduğu anlamına geliyor. "Fırında Muz" tarifini uygulayıp yedikten sonra, kadınbudu köfte benzetmesini yaptım. Kadınbudu köfte mutlaka yağda ve yumurtaya bulanarak kızartılmasına rağmen, kimseden fırında pişirerek yemek isteği ve talebi olmaz. Çünkü o köfte öyle yenir. Bence bu muz kızartma tatlısı da yağda kızartılarak yapılmalıydı. Tadının aynı olacağı muhakkak. Fakat fırın, sosun üzerini kızartmasına rağmen muzu yumuşattı. Gerçi çok lezzetli bir sos, vanilyalı dondurma da çok yakıştı. Bunca söze rağmen yine de sizlerle paylaşmak istedim. Bir kez daha aynı malzemelerle çiçekyağında kızartarak denemek ve sizlere aktarmak istiyorum

MALZEMELER:
3 adet yumurta
50 gram toz şeker
50 gram hindistan cevizi
6 adet muz
1 adet limon suyu
Vanilyalı dondurma
YAPILIŞI:
1- Yumurtaların ak ve sarılarını ayıralım.
2- Yumurta sarılarını şekerin yarısını ekleyerek mikserle çırpalım. Yumurtaların rengi yaklaşık 5 dakika sonra beyaza dönünce hindistan cevizini ekleyelim. Blender kullanarak krem kıvamına getirelim.
3- Yumurta aklarını başka bir kapta mikserle çırpmaya başlayalım. Yumurta akları koyulaşınca şekerin diğer yarısını azar azar ekleyerek çırpmaya devam edelim.
4- Hindistan cevizli karışımı köpük olan yumurta akları ile tahta kaşık yardımıyla karıştıralım.
5- Muzların kabuğunu soyup limonlu suya yatıralım ve yarım saat bekletelim. Limonlu sudan çıkardığımız muzları yumurtalı karışıma bulayıp fırın tabağına alalım. Önceden 180 derecede ısıtılmış fırında üstleri kızarıncaya kadar yaklaşık 20 dakika pişirelim.
6- Fırından çıkarıp soğuttumuz kızarmış muzları vanilyalı dondurma ile servis yapalım.

12 Şubat 2011 Cumartesi

Mayalı Kalburabastı



Bu tatlı reçetesi yine rahmetle andığım Tuğrul Şavkay'ın "Eskimeyen Tatlar" kitabından. "Mayalı Kalburabastı" bugüne kadar yaptığım kalburabastılardan oldukça değişik. En büyük değişiklik tatlının adında. Sülalemizde "kalburbasma" olarak bilinir. Benim ailemin "becerikli göçmen kadınları" kalburabastı hamurunda maya kullanmazlardı. Anneannem hamurunda küllü su kullanıyordu ama maya yoktu. Küllü suyu da zeytinyağı yerine tatlının gevrek olması için kullanırdı. Diğer değişiklik benim reçetemdeki kalburabastı 180 derecede 35 dakika sürede pişiyor. Bu gün yaptığım kalburabastı 150 derecede bir saat sürede pişiyor. Bir diğer değişiklik benim reçetemde zeytinyağı miktarı buna göre çok fazla. Bu reçetede zeytinyağı oldukça az, üstelik yoğurt yok, zeytinyağı yerine küllü su kullanılabiliyor.
Açıkçası bu reçetenin bu kadar güzel olabileceğini tahmin etmemiştim. Üstelik emin olamadığımdan yarım ölçü uyguladım. Sizlere tam ölçü olarak yazmak istiyorum. Denenmesi gereken bir kalburabastı diyorum.
MALZEMELER:
500 gram un
2 adet yumurta
100 gram toz şeker
6 gram kuru maya
50 gram ılık su
140 gram ılık süt
160 gram sızma zeytinyağı
Bütün ceviz
Şerbeti:
880 gram şeker
800 gram su
1 çay kaşığı limon suyu
YAPILIŞI:
1- Maya, ılık su ve şekeri karıştırıp 5 dakika mayalandıralım.
2- Un, zeytinyağı, süt ve mayalı suyu karıştıralım. İyice yoğuralım. 30- 33 gram ölçülerde beze yapalım. Bezelerin üzerini nemli bezle örtelim ve 10 dakika dinlendirelim.
3- Bezelere mekik şekli verelim. Rendenin üzerinde bir tur döndürüp içine ikiye bölünmüş cevizleri yanyana yerleştirelim. Ve hamuru kapatalım. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye yerleştirelim. 150 derecede ısıtılmış fırında bir saat pişirelim.
4- Kaynar şerbet fırından çıkan kalburabastının üzerine dökülerek şerbetleniyor. Bu nedenle tatlının fırından çıkmasına 20 dakika kala şerbeti pişirmeye başlamalıyız.
5- Şerbet için su ve şekeri tahta kaşıkla karıştırararak hızlı ateşte kaynamasını bekleyelim. Kaynadıktan sonra kısık ateşte 15 dakika daha pişirelim. Kapatmaya yakın limon suyunu ekleyelim. Bir damla şerbeti tırnağımızın ortasına damlattığımızda şerbet akmıyorsa ateşten alalım. Fırından çıkan sıcak tatlımızın üzerine kepçeyle dağıtalım. Tatlının üzerini kapatmayalım.

6 Şubat 2011 Pazar

Kakaolu Cevizli Açma Gül Baklava


Acaba bu baklavayı ilk kim yaptı? İlki düşünebilmek ne güzel...Ben kakaolu baklava ilk kez yapıyorum ve ilk kez tadıyorum. Harika bir şey bu kakaolu baklava. Benim gibi ağır ve "iç bayan" tatlı sevenler için çok iyi tercih. Cevizi başka güzellik, çikolatası ayrı bir lezzet, hamuru değişik. Açıkçası şerbetlendiğinde bu kadar lezzetli olabileceğini bilmiyordum. Çok değişik lezzette bir baklava oldu. Baklavanın çikolata, kakao ve ceviz birleşimini kaymaklı dondurma nasıl da hafifletti?
Bu tarifi annemin meşhur "yemek tarifleri" defterinin içindeki kağıt bloklarından çalmıştım. Kime ait olduğunu bilmiyorum. Bildiğim bir dergiden kesilmiş olması.
Ben su bardağı olarak verilmiş ölçüleri tek tek gramlayarak reçete çıkardım. Lütfen bir mutfak TARTISI edinin. Dünyanın hemen hemen hiç bir ülkesinde bardakla yemek tarifi verilmiyor. Onlarca su bardağı var...Tarifi yazanın hangi su bardağına istinaden ölçü verdiğini bilmiyoruz.
Örneğin 2 adet Paşabahçe ??? serisi su bardağınla şeker dense...Yine Paşabahçe ince belli çay bardağınla süt dense...Jumbo çay kaşığı ile tarçın dense..."Aldığı kadar un" çok komik geliyor bana. Birkaç kez reçetemi böyle aktarmak istedim. Ben anlamıyorum kendi ölçülerimi, başkası nasıl anlasın? 20 yıldır mutfakçıyım, ben bile aldığı kadar un ayarını beceremiyorum çünkü herkesin "aldığı kadar un" anlayışı başkadır. Yeni yemek yapmaya başlayan birisinin bardak ölçüleriyle başarılı olacağını hiç düşünemiyorum.
Keşke tüm yemek blogları reçetelerini gram ölçüsüyle verseler.
Nerelere ne paralar veriyoruz. 20 Liraya mutfak tartıları satılıyor. "İstikrarlı Yemek" yapmak istiyorsanız mutlaka tartınız olmalı.
"Çok çeşit az miktar" mutfak pensibim olduğu için bendeki ölçünün yarısını uyguladım. Aşağıda ölçüsünü vereceğim hamurdan 10 adet gül baklava çıkıyor.

MALZEMELER:
1 adet yumurta
15 gram çiçekyağı
15 gram kakao
200 gram un
1 çay kaşığı sirke
İç Malzemesi:
150 gram iri kıyılmış ceviz
50 gram kırıntı bitter kuvertür
Hamuru açmak için:
50 gram mısır nişastası
50 gram un
50 gram kakao
Üç malzemeyi karıştırıp eleyelim.
Şerbeti İçin:
600 gram şeker
500 gram su
1/2 limon suyu
Su ve şekeri çelik tencerede kaynatalım. Kaynayınca limon suyunu ekleyip ateşi kısalım. Şerbeti çay kaşığıyla tırnağımıza damlatalım. Şerbet olduğu yerde duruyor ve akmıyorsa ateşten alalım. Soğumasını bekleyelim.
YAPILIŞI:
1- Hamur malzemelerini bir kapta karıştırarak kakao tamamen yok oluncaya kadar 6-7 dakika yoğuralım. Üzerini örtüp yarım saat dinlendirelim.
2- Hamuru  10 eşit beze yapalım (36 gram oluyor her bir beze). Bezeleri unlanmış bir tabakta üzerini örterek yarım saat daha dinlendirelim.
3- Bezeleri 45 cm çapında açalım. Oklava ile açarken kakaolu ve nişastalı karışımı kullanalım. Hamuru içe doğru çok az katlayalım. Fırçayla tereyağı sürüp katlanmış yere cevizli içi koyalım. Rulo şeklinde yuvarlayıp gül şekline getirelim. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye yerleştirelim. Üzerlerine fırçayla tereyağı sürelim.
4- 180 derecede önceden ısıtılmış fırında 35 dakika pişirelim. Fırından çıktıktan 5 dakika sonra yağlı kağıdı alıp soğuk şerbeti dökelim. Yarım saat sonra üzerini kapatalım ve şerbetin çekmesini bekleyelim.

5 Şubat 2011 Cumartesi

Meyveli İrmik Graten




"Meyveli İrmik Graten" aslında tam bir yaz tatlısı. Mango ve portakal mayhoşluğu, dolapta soğutulduğundan dolayı serinliği. Kış mevsiminde yenmez mi? Tabii ki yenir! Bir de limonlu dondurma olsaydı yanında...
Orijinal tarifte greyfurt ve mango meyveleri kullanılmıştı. Elimde olan greyfurt acı ekşi gibi olduğundan portakalla değiştirmeye karar verdim. Belki başka bir zamanda kan kırmızı denilen daha tatlı greyfurtla deneyebilirim.
Yine orijinal tarifte hindistan cevizi ve ceviz kullanılmamıştı. Bol ceviz ve hindistan cevizinin lezzete lezzet kattığını düşünüyorum. İsteğe göre ara kata ceviz konmayabilir.
MALZEMELER:

465 gram süt
65 gram irmik
1 adet yumurta
2 çorba kaşığı bal
1 tatlı kaşığı vanilya şekeri
1 tutam tuz
1 adet mango
1 adet portakal
İçi için kırık ceviz ve hindistan cevizi
YAPILIŞI:
1- Süt, tuz ve vanilya şekerini kaynatalım. Ateşten aldıktan sonra irmiği ekleyelim. 10 dakika irmiğin şişmesi için bekleyelim.
2- Yumurtanın ak ve sarısını ayıralım.
3- Yumurta sarısını irmikli karışıma ekleyip mikserle 4-5 dakika çırpalım.
4- Yumurta akını köpük oluncaya dek mikserle çırpalım. İrmikli karışıma tahta kaşıkla yedirelim.
5- Kalıbı az yağlayalım ve en alta karışımın yarısını dökelim. Üzerine ince dilimlediğimiz mango ve portakal dilimlerini düzgünce yerleştirelim (portakalı da bıçakla ince ince dilimleyelim).
6- Ara kata istenirse ceviz ve hindistan cevizi serpelim.
7- Karışımın diğer yarısını meyvelerin üzerine dökelim. 160 derecede önceden ısıtılmış fırında 30 dakika pişirelim. Soğuyunca pudra şekeri ve istenirse antep fıstığı ile süsleyip servis yapalım.

1 Şubat 2011 Salı

Portakal Kremalı Kedi Dili


Ankara müthiş soğuk. Öğle saatinde bile balkondaki su buz tutmuştu. Hayatımda ilk kez pencere camını silerken camın buz tuttuğunu gördüm. Yürüyüşe bile çıkılmıyor çünkü kaldırım taşları buz. Kaymak ve düşmek söz konusu...Evde sıkışmış kalmış gibi hissediyorum kendimi. Soğuktan olsa gerek uygunsuz saatlerde bile hepimizin canı tatlı istiyor.
Üstelik blogda yazdığım için sürekli değişik tatlar deneyip sizlerle paylaşmak istiyorum. "Portakallı Kremalı Kedi Dili"de böyle bir şey işte. Kolay ama oldukça lezzetli üstelik sunumu da güzel. Portakal sevmiyorsanız limon kullanabilirsiniz. Hele bitter çikolatadan yapılan ganajla son nokta konduğunda!!! Kendi üretimimiz çikolata sos , katkı maddesiz ve el emeği portakallı krema...Yazacak ne kaldı ki?
MALZEMELER:
350 gram süt
70 gram taze portakal suyu
1 adet portakal kabuğu rendesi
15 gram un
20 gram mısır nişastası
100 gram toz şeker
2 adet yumurta sarısı
1 çay kaşığı vanilya şekeri
5 gram nescafe
100 gram su
10 gram pudra şekeri
15 adet kedi dili
50 gram taze krema
50 gram bitter çikolata
YAPILIŞI:
1- Süt, nişasta, un, portakal suyu, yumurta sarıları, portakal kabuğu rendesi ve toz şekeri iyice çırpalım. Muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirelim. Ateşten almadan vanilya şekerini ekleyelim.
2- Krema ılınınca porselen güveçlere yarım kepçe krema koyalım.
3- Nescafe, pudra şekeri ve ılık suyu karıştıralım. İkiye böldüğümüz kedi dili bisküvileri bu karışımda ıslatıp kremanın üzerine dik olarak yerleştirelim (her kaba 6 adet yarım kedi dili bisküvisi yerleştirdim).
4- Kalan kremayı bisküvilerin üzerine dökelim.
5- Taze kremayı çelik soslukta ısıtalım. Kaynama noktasına gelince ateşten alıp çikolatayı eriyinceye kadar karıştıralım.
6- Erimiş çikolatayı krema ve bisküvilerin üzerine gezdirelim. Buzdolabında soğutup servis yapalım. Afiyet olsun.


 Bu da Ankara'nın bugünkü durumu. Sadece camdan bakmakla yetinmek gerekiyor.

25 Ocak 2011 Salı

Elmalı Strudel



Çok uzun zamandır bu kadar hafif, şekersiz, bol elmalı, kıtır kıtır ve baklava yufkasıyla yapılmış bir tatlı yememiştim. Hiç "kendi yaptığın bu kadar beğenilir mi" diye düşünmeyin lütfen !Gerçekten müthiş bir şey. Bir de kaymak dondurma olsaydı yanında...
Strudel Avusturya kökenli bir tatlıdır. Bu nedenle "şutrudel" diye okunur. Tatlının en önemli özelliğini oluşturan yufkadır. 18. yüzyılda Habsburg İmparatorluğu zamanında popüler olmuştur. En eski strudel reçetesi 1696 yılında yazılmış el yazması bir reçetedir ve Viyana halk kütüpanesinde bulunmaktadır. Strudel Almanca kökenli bir kelimedir ve "girdap" anlamına gelmektedir. "Aşk Tatlısı " olduğu söylenen strudelin adının usta bir aşçının sevgilisine yazdığı mektubu hamurun içine koymasından gelmektedir. Strudelin elmalı ve quark peynirli olmak üzere iki ayrı lezzeti bulunuyor. Apfelstrudel ve topfenstrudel...Strudelin olmazsa olmazı tereyağ ve baklava yufkası olduğu için baklava yufkasını kendim açmaya karar verdim.
Baklava Hamuru:
200 gam un
50 gram su
1 adet yumurta
5 gram tuz
75 gram mısır nişastası ve 100 gram unu yufkayı açmada kullanmak üzere karıştıralım.
1- Unun ortasını havuz gibi açalım ve yumurtayı kıralım. Su ve tuzu ekleyerek beş dakika yoğuralım. Yoğurma kabına un serpelim ve hamuru koyalım. Üzerine nemli bir bez örterek yarım saat bekletelim.
2- Yoğurduğumuz hamurun ağırlığı 300 gram geliyor. Bu hamurdan 50' şer gramlık 6 adet beze yapalım. Unlu bir yüzeye yerleştirdiğimiz bezelerin üzerini yine nemli bezle örtelim. Bezeleri  yarım saat dinlendirelim.
3- Bu hamurdan oluşan bezelerin dört tanesini strudel yapmak üzere kullandım. İki yufkadan bir adet baton şeklinde strudel elde ediliyor. Ben iki adet baton strudele yetecek kadar iç malzeme hazırlamıştım.

ELMALI İÇ MALZEME:
600 gram elma ( temizlenmiş ağırlığı)
50 gram tereyağ
3 gram tarçın
100 gram kırık ceviz
150 gram tereyağ (eritilerek yufkanın içine ve üstüne sürmek için)
YAPILIŞI:
1- Çelik tencereye 50 gram tereyağını koyup eritelim ve elma dilimi şeklinde doğranmış elmaları ekleyerek 10 dakika kısık ateşte kavuralım. Tarçın ve cevizi ekleyelim ve ateşten alıp soğumasını bekleyelim.
2- İki adet bezeyi oklavayla açalım. 32X37 cm boyutlarda keselim. İlk yufkaya fırçayla tereyağı sürelim. İkinci yufkayı da birinci yufkanın üzerine yerleştirelim. Kenarlardan kalan yufka parçalarını da ikinci yufkanın üstüne yerleştirelim. Yine fırçayla tereyağı sürelim (tereyağımız donarsa az ısıtalım).
3- Yağlanan iki kat yufkanın üzerine galeta unu serpelim. Kavurduğumuz elmaların yarısını hamura yerleştirip hamuru rulo şeklinde saralım. Üzerine tereyağı sürelim.
4- Fırın tepsisine yağlı kağıt serip üzerine galeta unu serpelim. Rulo hamuru tepsiye aktaralım.
5- İkinci ve üçüncü hamur bezelerine de aynı işlemleri uygulayalım.
6- Önceden 180 derecede ısıtılmış fırında 35 dakika pişirelim.
7- Strudeli fırından çıkardıktan sonra pudra şekeri serpelim. Soğuduktan sonra servis yapalım.




15 Ocak 2011 Cumartesi

Yeşil Elmalı ve Böğürtlen Soslu Ayva Tatlısı



Ayva Tatlısı...Tam olarak klasik bir kış tatlısı. Seveni çok olan hafif bir tatlı. Kaymakla çok yakışan bir tatlı. Daha neler yazılır ayva tatlısı için. En önemlisi de İzmir'de çilingir sofralarının son bağlaması olan tatlı.
Ben bugün kaymaksız bir ayva tatlısı düşlemiştim. Sakın dalga geçmeyin ama bu böyle...Düşlemeden asla yapamam, lezzetini veremem. Önce benim ağzım sulanmalı, öyle keyifle yapmalıyım kiii. Keyfimi yaptığım tatlıya geçirebileyim.
Dün akşam yaptığım irmik tatlısından kalan dondurma ve böğürtlen vardı. Her ikisini de ayva tatlısında kullanmaya karar verdim. Bir portakal ve limonun kabuklarını rendeledim. Yeşil elmayı da iç malzemesi olarak düşündüm. Bu nedenle ayvalarla birlikte iki adet de yeşil elma pişirdim. Hepimizin bildiği bir lezzet oluşuverdi işte...Muhteşem meyve ayva. Reçeli ayrı güzel, marmelatı bir başka tat, hele hele fırında pişmiş ayva tatlısı. En kısa zamanda denemenizi öneriyorum. Afiyettt olsunnnn.

MALZEMELER:
4 adet ayva (temizlenmiş hali 775 gram)
2 adet ekşi yeşil elma (temizlenmiş hali 150 gram)
450 gram şeker
200 gram su
Taze zencefil
10 adet karanfil
1 adet kırılmış çubuk tarçın
Kabukları soyulmuş ve dilimlenmiş yarım adet limon
Portakal ve limon kabuğu rendesi (ince tarafından rendelenmiş)
Muskat rendesi (yarım çay kaşığı)
İsteğe bağlı kaymak dondurma, böğürtlen sos veya kaymak
YAPILIŞI:
1- Bir tencereye su koyalım ve yarım limon suyu ekleyelim.
2- Ayvaların kabuklarını soyalım. Enine ikiye keselim. Düzgün durabilmeleri için altlarını biraz keselim. Soyacakla içini çıkartalım. Çekirdeklerini pişirirken kullanmak üzere bir tarafa ayıralım. Elmalara da aynı işlemi yapalım. Kararmamaları için limonlu suda bekletelim.
3- Tepsinin altına ayva ve elmanın kabuklarını küçük küçük kırarak yerleştirelim.
4- Ayva ve elmaları tepsiye yerleştirip üzerine portakal limon kabuklarını ve muskatı rendeleyelim. Zencefili ince ince doğrayalım. Tarçın çubuklarını, ayva çekirdeklerini  ve karanfilleri yerleştirelim. Üzerine şekeri serperek 1 saat bekletelim.
5- Bir saat sonra suyunu ekleyelim ve ateşe alalım. Dikdörtgen bir tepsi kullanıyorsak iki ocağı kullanarak pişirelim. Kaynamaya başladığında kısalım. 10 dakika sonra ateşten alıp fırına koyalım.
6- 180 derecede önceden ısıtılmış fırında 35 dakika pişirelim (ayvaları 10 dakikada bir ters yüz edelim elmaları hiç ellemeyelim ). Her defasında üzerlerine kaşıkla şerbetinden gezdirelim.
7- Ayvalar pişerken bir avuç böğürtleni tavaya koyalım, yine avucumuzla şeker ekleyelim. tavayı sallayarak karemelize edelim. Suyu az gelirse iki çorba kaşığı su ekleyelim. Ve buz dolabında soğumasını bekleyelim.
8- Ayvalar pişip soğuduktan sonra servis tabağına alalım. Çukur yerlerine doğradığımız pişmiş elmaları yerleştirelim. Kaymak dondurma koyalım tabağa. Üstlerine soğumuş böğürtlen sos gezdirelim. Ve kırık cevizle süsleyelim.






14 Ocak 2011 Cuma

Çikolatalı Böğürtlen Soslu İrmik Helvası



Çikolata ve böğürtlenin bu kadar yakışacağını düşünememiştim. Çikolatanın yoğun tadını kaymaklı dondurma ne güzel hafifletti. Zaten irmik helvası tartışılmaz bir lezzet. Kısacası sonuç sonuç mükemmel.
Bu irmik helvasının reçetesi daha önce yaptığım kakaolu irmik helvası ile aynı. Sadece kakaoyu reçeteden çıkardım. Fıstıkla irmiği kavurup, sos için böğürtleni şekerle karamelize ettim. Böğürtlenli sosa bitter çikolata ekledim . Kaymak ve sütlü çikolatalı dondurma ile servis yaptım. Hem geleneksel ve basit bir tatlı hemde çikolata ve böğürtlenli sosla birlikte şık bir tatlı oldu.

MALZEMELER:
250 gram irmik
125 gram tereyağ
220 gram soğuk süt
200 gram soğuk su
1230 gram toz şeker
1 kahve fincanı helvalık fıstık
100 gram dondurulmuş böğürtlen
75 gram şeker
75 gram bitter kuvertür çikolata
Kaymak dondurma
YAPILIŞI:
1- Çelik tencereyi ısıtalım. Fıstığı ve irmiği ekleyelim. Kısık ateşte fıstıklar altın sarısı oluncaya kadar kavuralım.
2- Süt + şeker + suyu iyice çırparak tencereye ekleyelim. Kaynamaya başladıktan sonra ateşi kısalım.
3- 15 dakika sonra ateşi kapatalım. Bir kez karıştırıp demlenmesini bekleyelim.
4- Bu arada küçük bir tavaya böğürtlen ve 75 gram toz şekeri ateşe koyalım. Hiç kaşık değdirmeden tavayı sallamak suretiyle 10 dakika gibi karamelize edelim. Ateşten alıp çikolatayı ekleyelim. Çikolata eriyinciye kadar çırpacakla sürekli karıştıralım.
5- Helva ılınınca ıslattığımız bir kalıpla tabaklara servis yapalım. Üzerine böğürtlenli sosu akıtalım. Ve dondurma ile birlikte servis yapalım.

3 Kasım 2010 Çarşamba

Kabak Tatlısı

Kış Mevsiminde vazgeçemediklerimizden kabak tatlısı. Mutlaka ceviz olmalı, kaymak ve sade dondurma tercihe göre değişebilir derdim daima.
Antalya' da kabak tatlısının tahinle ikram edildiğini öğrendim kız kuzumdan. Hiç duymamıştım. Bundan önce özene bezene yaptığım tatlıdan bir lokmacık bile yiyemedi. Çok sevdiğini de biliyordum. Tahinsiz yiyemem deyince gerçekten çok şaşırdım. Bugün kabak almadan önce, tahini attım sepetime. Önce tahin, üzerine de ceviz serpiliyormuş. Biz de çok beğendik. Zaten tahin pekmez ikilisi eşim ve benim için vazgeçilmez bir karışım. Kaşıkla yiyesim geliyor. Değişik lezzetler denemeyi seviyorsanız, bir sonraki kabak tatlınızı tahinle deneyebilirsiniz. Afiyet olsun...
YAPILIŞI:
950 gram( kabukları soyulduktan sonra, net ağırlığı) dilimlenmiş balkabağını tepsiye yerleştirelim. Üzerine 450 gram tozşekeri serpip, bir saat bekleyelim.
Son iki kez pişirdiğim kabak tatlısına hiç su koymadım. Bu günkü kabak, temizlenmiş ve doğranmış olduğu için susuzdu. Bir kahve fincanı ekledim. Pazardan kestirip alıyorsanız, tazeliği nedeniyle su kaldırmıyor.
İnce doğranmış taze zencefil, iki adet çubuk tarçın ve beş adet karanfili de tepsiye ekleyelim. 20 dakika ocakta pişirip, 170 derecede önceden ısıtılmış fırında 30 dakika daha pişirelim.
Soğuduktan sonra servis tabaklarına alıp, üzerine önce tahin sonra ceviz serpelim. Afiyetle yiyelim.

14 Ekim 2010 Perşembe

Tiramisu

 
Uzun zamandır yapmak istiyordum tiramisu'yu. Ama kedidili bisküvive mascorpen peyniri her yerde bulunmuyor. Pandispanya ile yapmak istemediğim için bekledim uzun zamandır. Toplu alışverişlerimi metro grosmarketten yapmayı seviyorum. Örneğin damla çikolatayı 250 gramlık kutularda 4,50 liraya alıyorum. Metroda elit marka kiloluk damla çikolata 6.50 lira. İnanılmaz fiyat farkı var aralarında. Bu nedenle ev alışverişi için yılda üç kez gitmek bile yeterli geliyor bana. Kaanlar marka, yerli mascorpen peyniri kullanıyorum. İthal olanlar çok pahalı oluyor. Orijinal italyan malı mascorpeni, kar amaçlı olduğu için mekanımın mutfağında kullanıyordum. Blogumdaki reçetelerde uçuk kaçık olmayan malzemeleri kullanmaya çalışıyorum. Arzu eden ve meraklı olan ithal mascorpen peyniri ile yapabilir.Bu tatlıyı İstanbul'da gittiğim tatlı kursunda öğrenmiştim. İtalya'da yenilen tiramisu'dan çok az farkı var(peynirin yöresel lezzetinin dışında). Benim verdiğim ölçüler size fazla gelirse yarım ölçü yapabilirsiniz. Benim tepsi ölçüm 35x25 ebatlarında.

MALZEMELERİ:
4 yumurta sarısı
4 yumurta beyazı
75 gram toz şeker
75 gram pudra şekeri
250 gram mascarpone peyniri
250 gram krema
1 paket vanilya
 Kedidili bisküvi
10 gram nescafe
10 gram pudra şekeri
15 gram kahve likörü(ben viski tercih ettim
500 gram ılık su                                                         

YAPILIŞI:
1- Yumurta sarısı ve pudra şekerini, yumurta beyaz renk alana kadar 5 dakika çırpalım.
2- Krema ve mascarpone peynirini  yoğunlaşıncaya kadar 5 dakika çırpalım.
3- Yumurta akını 4 dakika çırpalım, toz şekeri yavaş yavaş ekleyerek çırpmaya devam edelim(şekeri hemen eklersek kesiliyor yumurta akları).
4- 1 ve 2 numaralı karışımları  birbirleriyle 4 dakika daha çırpalım.
5- Bu karışıma 3 numaralı karışımı ekleyip temiz tahta kaşıkla iyice karışmalarını sağlayıp, en son vanilyayı ekleyelim.
6- 10 gram pudra şekeri, nescafe, ılık su ve isteğe göre likörü karışım yapalım.
7- Tepsinin en altına hazırladığımız kremalı karışımından sürelim. Bisküvileri nescafeli suya batırıp, fazlalığını silkeleyelim ve tepsiye sırayla dizelim.İlk sıra döşenince kremanın yarısını bisküvilerin üzerine dökelim ve  spatula yardımıyla düzeltelim. İkinci sıra bisküvileri de yerleştirip, kremayı dökelim ve üzerini iyice düzeltelim.
8- İki saat derin dondurucuda, 3 saat da buzdolabında bekletelim ve dilimleyip, üzerine süzgüyle kakao serpelim.
TİRAMİSU KARIŞIK GİBİ GÖZÜKÜYOR. PRATİK ÇOĞALDIKÇA ÇOK KOLAY OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ.
BU TATLIYI YAPARKEN, MİKSER' İN ÇIRPMA TELİ 3 KEZ YIKANMALI. MUTLAKA TEMİZ TAHTA KAŞIK KULLANILMALI. ÇÜNKÜ YEMEKTE KULLANDIĞIMIZ KAŞIKLAR SALÇLARINI SOSA GEÇİRİYORLAR VE SOS PEMBE OLUYOR.
                                                                   

25 Eylül 2010 Cumartesi

Kakaolu İrmik Helvası

Dün gece saat sekiz gibi irmik helvası yapmaya karar verdim. Çünkü gerçekleşmesini istediğim bir dileğim vardı. Helva adamıştım, saat altı gibi telefonda istediğimin olduğunu öğrendim. Çok rahatladım, hemen helva kavurmaya başladım. Ama değişik olsun istedim ve kakaolu yapmaya karar verdim. Sizin de rahatlıkla yapacağınız bir tarif sunuyorum şimdi size..
MALZEMESİ:
500 gram irmik ( filiz marka kullandım )
250 gram margarin (teremyağ kullandım )
440 gram süt
400 gram su
465 gram toz şeker
1 çorba kaşığı tepeleme kakao
 1 avuç toz ceviz

YAPILIŞI:
Margarini çelik tencerede eritelim, irmiği katalım ve kısık ateşte sabırla karıştırmaya başlayalım. Ben dörtlü ocağımın en küçüğünde, önce tam ateşte on dakika , sonra kısık ateşte yirmi dakika daha kavurdum ve kakaoyu ekleyerek beş dakika daha kavurdum, kırık cevizi de attım. Başka bir kapta soğuk süt, soğuk su, toz şekeri karıştırdım iyice, kavrulan malzemenin üzerine ekleyip büyük ocağa aldım. Aynı pilav gibi düşünelim su ekledikten sonra kısık ateşte lapa oluyor  o nedenle göz göz oluncaya dek harlı ateşte kaynatalım,bir iki kez karıştırmamız yetiyor. Sonra yine en küçük ocağıma alıp altını kısarak on dakika daha demlendirdim. Küçük kek kalıplarımı hafifçe elimle suyla ıslattım, helvayı kalıba doldurup iyice bastırıp ters çevirdim. Kalıbın
kenarları tırtıklı olduğu için çok güzel oldu görünümü. Tadı da harika oldu. Evde vanilyalı dondurma olmadığı için sade sundum ama beyaz dondurma ile daha güzel olacağına eminim.En kısa zamanda deneyeceğinizi umuyorum. Afiyet olsun.


24 Eylül 2010 Cuma

Anacığımın Mozaik Pastası

Yıllardır vazgeçilmeyen bir pasta diye düşünüyorum. Kolay denilen tatlı grubundan olsa da sevmeyenin çok az olduğunu düşünürüm. Mekanımda özellikle gençler tarafından çok beğenilen bir tatlı oldu. Hepimizin çocukluğunda mozaik pasta yapıldığına eminim. Canım anacığımın torun ve yeğenlerinin gözdesi mozaik pasta. Güzel anacığım biz küçükken şu kadarcık malzemeyi almak bile çok lükstü. Kıyamam sanaaa.
MALZEMELER :
400 gram pötibör bisküvi
125 gram margarin
3 yumurta
1 su bardağı kırık ceviz
4  çorba kaşığı kakao
4 çorba kaşığı toz şeker
1 paket vanilya
1 çay bardağı süt
Ben bisküvileri oldukça iri kırıyorum.Önce çelik bir kapta margarini eritiyorum ,kakaoyu ekleyip karıştırıp
ocaktan alıyorum.Sonra yumurtaları 4 dakika gibi çırpıyorum ,çünkü mozaik çiğ tatlı olduğu için yumurtalar
iyi çırpılmazsa, yumurta kokusu oluyor. Şekeri ekleyip 3 dakika daha çırpıyorum ve ılınan kakaolu sosu
yumurtaya ekleyip çırpmaya devam ediyorum. En son vanilyayı ekliyorum. Sonra sütü bisküvilere döküp bir dakika sonra da kakaolu sosu ve cevizi ekleyip karıştırıyorum. Önceleri elimle eziyormuşum resmen. Bisküvi ezmesi gibi oluyordu. Kesince dilimde bisküvi görünmüyordu. Sonra taktik değiştirdim, şeffaf mutfak eldiveni takarak elime, okşar gibi harmanlayarak karıştırdım.
Karıştırma bittikten sonra malzemenin bisküviyi çekmesine izin verelim.Yoksa kuru yerleri kalıyor. Malzemeyi kesilmiş bir poşetin içine döküp rulo yapıp önce bir ucunu lastikle bağlayıp sıkıştıralım bağladığımız uca doğru, diğer ucu da bağlayıp rulo veya üçgen şekil verip dondurucuya koyalım.
Bir bilgi daha vermem gerekiyor. Dondurucuda soğan ve sarımsaklı malzemeler varsa ( köfte gibi ) tüm tatlılar ve buz kalıpları inanılmaz soğan ve sarımsak kokuyor. Bilgilerinize. Afiyet olsun.

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More